Hayatımızda ne değişecek?

Trump-Şi buluşması yarın. Gündemde İran-Tayvan takası mı var? Geçen hafta İran Dışişleri Bakanı Arakçi Pekin’deydi. “Biz buradayız. Bizi masada meze yapmayın” mesajı verdi. Çin yine orta yoldan konuştu. “İran’da rejim değişikliğine izin vermeyiz ama Hürmüz’ün açık olması bizim için çok önemli”.

Trump, Pekin ziyaretinde Boeing uçakları ve soya fasulyesi satışı anlaşmaları yapmak istiyor. Daha önemlisi iki ülke arasındaki ticari çatışmaları çözmek için “ticaret kurulu” oluşturulacak. Zirve sorunları çözerse, en önemli faydası cebimizdeki enflasyon baskısını kaldırmak olacak.

Merhaba,

13-15 Mayıs 2026 tarihlerinde Pekin’de gerçekleşecek olan Trump-Şi zirvesi dünyanın rahat bir nefes almasına ne kadar katkı sağlayacak? Pekin kilidi Hürmüzü açarsa, herkesin cebi rahatlayacak. İşte zirveden beklentiler.

Hürmüz Krizi İçin İş birliği

Trump Hürmüz Boğazı için Pekin üzerinden Tahran’a baskı kurmayı planlıyor. Şubat ayında başlayan ABD-İran gerginliği küresel enerji hatlarını tıkarken, Trump bu düğümü Şi üzerinden çözmek istiyor. Washington’un tezi: “İran’ın petrol müşterisi sensin, gemilerin güvenliği için Tahran’ı masaya oturt.” Pekin ise “Rejim değişikliğine hayır ama istikrara evet” diyerek arabuluculuk rolünü tescillemek istiyor.

İş birliği başarılı olursa, küresel petrol fiyatlarında kısa vadeli bir düşüş yaşanabilir. Zirvenin gerçek kişilerin bütçesine en hızlı dokunacak kısmı bu. Boğaz kapalı kaldıkça yakıt, ısınma, nakliye ve raf fiyatları cebimizi yakıyor. Trump’ın en büyük iç politika sorunu da aynı. Benzin fiyatlarındaki yükseliş onun anket puanlarını eritiyor ve Kasım 2026’daki seçimlerde altını oyuyor. Trump yolculuğa çıkmadan önce, İran’la yapılan ateşkesin ‘yaşam destek ünitesinde’ olduğunu söyleyerek, artan stresini yansıtıyor. İran petrolünün en büyük alıcılarında biri olan Çin de Hürmüz’ün açılmasıyla nefes alacak.

Tayvan İçin Belirsizlik Yerine Pazarlık

Trump’ın masasında bekleyen 14 milyar dolarlık yeni silah paketi, zirvenin en büyük kozu. ABD, bu paketi Şi’den ticaret tavizleri koparmak için kullanıyor. Çin medyası, “ABD, Tayvan’ı bir ticaret metası gibi masaya süremez” diyerek uyarıyor. Eğer Washington Tayvan’a silah satışını yavaşlatırsa Pekin ekonomik taviz verebilir. ABD tarafı ise Çin’in askeri baskısını sınırlamadan geri adım atmak istemiyor. Masada fiili bir İran-Tayvan takası olmasa da karşılıklı tansiyon düşürme arayışı olabilir. Bu da dünyadaki silahlanma çılgınlığını yavaşlatarak sosyal politikalara ayrılan bütçeleri rahatlatacaktır.

Gümrük Vergilerinde Kurumsal Ateşkes

Geçici tarifeler yerine, ilişkileri kurumsallaştıracak bir “Ticaret Kurulu” kurulması gündemde. Washington, yüzde 145’e varan tarifeleri bir sopa olarak tutarken; Pekin, bu kurul aracılığıyla Amerikan yaptırımlarına karşı “öngörülebilirlik” zırhı elde etmeye çalışıyor.

Ticaret Kurulu marifetiyle tedarik zinciri kırılmaları azalacağı için teknolojik ürünlerden gıdaya kadar ithal kalemlerdeki ani fiyat dalgalanmaları durulacak; bu da tüketici enflasyonunun dizginlenmesi anlamına gelecek.

Nadir Toprak Elementlerine Karşı Boeing ve Soya Fasulyesi

Çin’in yüksek teknolojili ürünler için kritik olan nadir toprak elementleri ihracatındaki kısıtlamaları esnetmesi bekleniyor. Karşılığında Trump, 500 adet Boeing uçağının satışı ve ABD’li çiftçileri memnun edecek devasa soya fasulyesi kontratlarıyla Washington’a “zaferle” dönmeyi hedefliyor.

Yapay Zeka İçin Kırmızı Hat

Nükleer silahlardan ziyade, otonom silah sistemleri ve frontier AI modellerinin yaratabileceği kazara çatışma riskleri iki liderin önceliği. ABD tarafı “İletişim kanalı şart” derken, Çin bu kanalı kendi teknolojik gelişimini yavaşlatacak bir “denetim mekanizmasına” dönüşmemesi şartıyla kabul edebilir.

Çin menşeli popüler uygulamaların (TikTok vb.) üzerindeki yasak baskısı hafifleyebilir; aynı şekilde ABD menşeli donanımların (iPhone, Tesla vb.) Çin pazarındaki ve üretim bandındaki sürekliliği, yeni modellerin çıkış takvimini hızlandıracaktır. Trump’ın heyetinde Apple, Tesla, Goldman Sachs, Boeing ve Cargill’in CEO’ları da yer alıyor.

İki liderin yapay zeka güvenliği ve standartları üzerine yapacağı bir anlaşma, küresel regülasyonun temelini atacak. Geliştirilen AI araçlarının “etik ve güvenlik” sınırları belirlendikçe, iş dünyasında bu araçların kullanımı standartlaşacak. Bu, beyaz yakalılar için yeni bir çalışma disiplini ve dijital araç setine adaptasyon zorunluluğu getirecek.

Nükleer Silah Kontrolünde Çin İsteksiz

Trump, Çin’i Rusya ile olan nükleer denkleme dahil etmek istiyor. Ancak Pekin, cephaneliğinin ABD ve Rusya’nın çok gerisinde olduğunu savunarak “Eşitlik olmadan denetim olmaz” argümanıyla masadan uzak durmayı sürdürüyor.

Rusya-Ukrayna Savaşına Çin Katkısı

ABD, Çin’in Rusya’ya sağladığı teknolojik desteğin savaşın gidişatını belirlediğini savunuyor. Trump, “Rusya’ya yardımı kesmezsen, Çinli bankalara yönelik ikincil yaptırımlar devreye girer” derken, Pekin ise “Egemen ticaret hakkımızı kısıtlayamazsınız” diyerek direnç gösteriyor.

Çinli EV Devleri İçin ABD Bileti

Pekin, yüksek tarifeler nedeniyle giremediği ABD pazarı için yerel üretim tesisleri kurma teklifini sunabilir. Ancak ABD’li otomobil lobisi ve kongre üyeleri, “Ulusal güvenlik ve istihdam” gerekçesiyle Trump’ın bu konuda esnememesi için yoğun baskı yapıyor.

Fentanil Krizi Ve Pazarlık

ABD’de seçim öncesi en büyük iç siyaset malzemesi olan uyuşturucu krizi için Çin’den ham madde ihracatını durdurma sözü isteniyor. Şi yönetimi, bu konuyu “insani iş birliği” olarak paketleyip karşılığında bazı teknoloji kısıtlamalarının kaldırılmasını talep ediyor.

Bu zirvenin en somut diplomatik çıktısı, Şi’nin sonbaharda ABD’ye yapacağı iade-i ziyaretin takvime bağlanması olacak. İki liderin de ortak amacı, küresel piyasalara “En büyük iki güç kavga etmiyor, iş birliği yapıyor” mesajını vererek ekonomik stabiliteyi korumak.

Barlas Yurtsever, 12 Mayıs 2026, İstanbul

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *